Umut, Arzu’yu seviyor :))
Umut, Arzu’yu seviyor :))
Konuşmak istiyorum seninle.
İçimdekileri dökmek.
Anlatmak.
Sadece konuşsam, dinlesen, bana yetecek gibi.
Belki de gerisine hiç gerek kalmayacak.
Belki de sadece benden çıksın, içimden güle güle gitsin istiyorum sözcükler.
Dönmeseler de olur.
Gelmeseler de.
Alışığım ben gidişlere.
Sadece anlatabilsem sana.
Korkmasam.
Çekinmesem.
Desem ki: “böyleyken böyle”.
Diyebilsem.
Ama işte.
Ah o ama.
Ama olunca olmuyor işte.
Ama olmasa, başında gelen sözcükler bir anlam ifade edecek, sonundakiler değil.
Aslında abartılacak bişey de yok, biliyor musun?
Yani öyle büyük bişey değil.
Ama işte…
Anlatsam ve sen dinlesen.
Sadece dinlesen.
İyimserce dinlesen.
Çıkarsızca dinlesen.
Amaçsızca dinlesen.
Ciddice dinlesen.
Dalgasızca dinlesen.
Bir de kendini dinlesen.
Büyür işte belki o zaman.
Çünkü neden biliyor musun?
Sen göstermiyorsun.
Yanıyor için.
Ben hissettim.
Ve biliyor musun?
Yanıyor içim.
Sen hissetmemişsindir.
Göstermiyorum ben.
Yani terazi denk, anlıyor musun?
Farklı da olsa eşit.
Kocaman olmaz ama büyür işte.
Anlatsam ben ve sen dinlesen…
Sen dinlersin aslında, biliyorum ben.
Ama işte.
Anlatamam ben.
Dilim yanar sonra, su içemem…
Canın yandı dimi?
Hissettim…
…
“O kadar çok şey var ki, yazsam yazsam bitmez korkusuyla kısa kesmeye çalışıyorum.
Kısa kesmeye çalıştıkca bu sefer yanlış ifade ettiğimi düşünüyorum kendimi.
Hep bir yanlışlık zaten.
Yanlış, yanlışlık, yanlışlar.
Yanlış, yanlış, yanlış.
Allahtan ‘yanlış’ kelimesinin son harfi sessiz ama telaffuzu sesli.
ŞŞŞ.
Ya Z’ye yakın olsaydı söylemesi?
Mesela çekseydik altında ki çizgiyi yanlıs olsaydı?
Benzemez miydi yalnız’a?
Hangisi daha kötü ki acaba?
Yanlış mı, yalnız mı?
Belki de ikisi eştir birbirine?
Yapılan yanlışlardan doğuyordur belki yalnızlıklar.
Ya da yalnızlıktan mı yapıyordur insanlar yanlışlar?”
Eski yazılarımdan bir kesit
“Biz diye bilmek çok güzel.
Yalnız olmadığını kanıtlar, senden baskaşı da vardır, senden olan, seninle olan.
Biz demek, beraberlik demektir.
Çokken bir olmaktır.
Birlik olmaktır.
Zaman zaman mutluluk, bazende mutsuzluktur.
Biz olmak budur. Her ne olursa olsun, yalnız değil bir olmaktır.
Destek çıkmaktır.
Mutlulukları sevinçleri paylaşmaktır.
Kötü durumlarda ise yardım etmektir, destek olup, yükü hafifletmektir biz olmak.
Hani söz verirsin ya, o büyük anda, iyi günde kötü günde yanında olmaya.
Adımı atarsın ya hani, tüm hayatını paylaşmak için.
İşte Biz budur.
Beraber olmaktır.
Biz demek, diyebilmek…
Ne kadar güven verici olmali.
Dayanabileceğin bir kapı, yaslanabileceğin bir sırt, tutabileceğin bir el…”
Eski yazılarımdan bir kesit
Kendimi tutmasam, bütün sosyal ağlarımı spamleyecek bir halet-i ruhiyye içerisindeyim.